Küresel piyasalarda Fed–ECB ayrışması, Türkiye’de petrol ve enflasyon gündemi

İstanbul, 17 Ağustos (Hibya) - A1 Capital’in Günlük Bülteni’ne göre, geçen hafta küresel piyasalarda para politikası beklentilerinde önemli değişimler yaşandı. 
Küresel piyasalarda Fed–ECB ayrışması, Türkiye’de petrol ve enflasyon gündemi

A1 Capital’in Günlük Bülteni’ne göre, geçen hafta küresel piyasalarda para politikası beklentilerinde önemli değişimler yaşandı. 

ABD’de Fed’in yeniden faiz artıracağına yönelik endişeler azalırken, Avrupa’da ECB’nin eylül ayında 25 baz puanlık yeni bir faiz artışı yapabileceği beklentisi güçlendi. Türkiye’de ise TCMB, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26’dan yüzde 28’e yükseltmesine karşın yüzde 24’lük ara hedefini korudu.

A1 Capital, küresel piyasalarda para politikası görünümünün yanı sıra İran–Hürmüz Boğazı–petrol üçgeninin belirleyici olmaya devam ettiğine dikkat çekiyor.

Fed’in daha az şahin bir görünüm sergilemesi Türk tahvilleri, BIST ve TL açısından destekleyici olurken, Brent petrolün 85-90 dolar seviyesinin üzerinde kalması cari açık, enflasyon ve TCMB’nin faiz politikası üzerinden Türkiye piyasaları üzerinde baskı oluşturuyor.

Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinde de ciddi yavaşlama yaşandı. Kpler verilerine göre hafta sonunda boğazdan yalnızca beş emtia gemisi geçerken, pazar günü kayıtlı geçiş gerçekleşmedi. Önceki hafta sonunda ise bu sayı 31 seviyesindeydi.

Türkiye’de haziran ayı sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 1,4 geriledi. İmalat sanayinde yüzde 1,5, madencilikte yüzde 1,6 düşüş görülürken, elektrik ve gaz üretimi yüzde 1,1 arttı.

Aylık bazda toplam sanayi üretimi yalnızca yüzde 0,1 yükselirken, imalat sanayi üretiminde büyüme gerçekleşmedi.

A1 Capital değerlendirmesinde, zayıf sanayi üretiminin reel ekonomi açısından olumsuz olmasına karşın TCMB'nin dezenflasyon politikası açısından destekleyici olduğu belirtiliyor. Ekonomik aktivite ve iç talepteki yavaşlama, şirketlerin fiyatlama gücünü sınırlayarak enflasyon üzerindeki talep baskısını azaltıyor.

Haftanın önemli gelişmelerinden biri TCMB’nin Enflasyon Raporu oldu. Merkez Bankası, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26’dan yüzde 28’e yükseltirken, yüzde 24’lük ara hedefini değiştirmedi.

A1 Capital’e göre burada tahmin ile hedef arasındaki fark önem taşıyor. TCMB, petrol ve maliyet kaynaklı risklerin enflasyon görünümünü bozduğunu kabul ederken, bu bozulmayı para politikasının ulaşmak istediği hedefe kalıcı biçimde yansıtmıyor.

Raporda, uygun şartların oluşması halinde fonlamanın yeniden bir haftalık repo üzerinden yapılabileceğinin belirtilmesi de dikkat çekti. Buna göre mevcut efektif fonlama faizinin kalıcı bir politika tercihi olarak değerlendirilmemesi gerektiği ifade ediliyor.

A1 Capital, TCMB açısından faiz indirimi ihtimalinin halen masada olduğunu ancak zamanlamanın tamamen verilere bağlı hale geldiğini değerlendiriyor.

Faiz indirimini destekleyen unsurlar:

  • Sanayi üretimindeki zayıflama

  • İç talebin soğuması

  • Ana enflasyon eğiliminin gerilemesi

İndirimi geciktirebilecek unsurlar:

  • Petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi

  • Kur geçişkenliği

  • Enflasyon beklentileri

ABD’de temmuz TÜFE aylık yüzde 0,1, yıllık yüzde 3,4 arttı. Çekirdek TÜFE ise aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleşti.

ÜFE'nin aylık bazda değişmemesi ve yıllık artışın yüzde 4,7’ye gerilemesi de maliyet kaynaklı yeni bir enflasyon dalgası ihtimalini azalttı.

Bunun yanında ABD’de perakende satışların temmuz ayında aylık yüzde 0,6 gerilemesi ve Michigan tüketici güveninin 55,2’den 51,0’e düşmesi, ekonomik aktivitedeki yavaşlama işaretlerini güçlendirdi.

Bu gelişmeler sonucunda piyasanın Fed beklentisi değişti. Birkaç hafta önce öne çıkan faiz artırımı ihtimali zayıflarken, piyasalar artık daha çok Fed’in faizleri ne kadar süre yüksek tutacağına odaklanıyor.

A1 Capital, yeni bir faiz artışı ihtimalinin azalmasının dahi ABD tahvilleri, teknoloji hisseleri ve gelişmekte olan ülke varlıkları açısından destekleyici olabileceğini belirtiyor.

Euro Bölgesi ekonomisi ikinci çeyrekte çeyreklik bazda yüzde 0,4 büyüdü. Ekonominin enerji şokuna rağmen direnç göstermesi ve enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde kalması, ECB’nin Fed’e kıyasla daha şahin bir politika izlemesine zemin hazırlıyor.

Piyasada eylül ayında ECB’den 25 baz puanlık faiz artışı beklentisi güçlü kalıyor.

Böylece para politikasında Fed ve ECB arasında belirgin bir ayrışma oluşuyor:

Fed: Faiz artışı ihtimali azalıyor.
ECB: Yeni faiz artışı beklentisi korunuyor.

Bu durum teorik olarak euroyu dolar karşısında destekleyebilirken, yüksek Brent petrol fiyatları Avrupa ekonomisi için önemli bir risk oluşturuyor.

Altın haftayı yaklaşık 4.380 dolar/ons seviyesinde ve yüzde 0,9 civarında yükselişle tamamladı.

A1 Capital’e göre yükselişin temel nedeni İran kaynaklı jeopolitik riskten ziyade ABD verileri oldu. Zayıflayan istihdam, beklentilerden daha sakin gelen TÜFE ve değişmeyen ÜFE, Fed’in eylül ayında faiz artıracağı beklentisini düşürdü.

FedWatch fiyatlamasında eylül faiz artırımı ihtimali bir hafta içerisinde yaklaşık yüzde 55’ten yüzde 33’e geriledi. Dolar endeksindeki zayıflama da altını destekledi.

Bu haftanın kritik gündemi

A1 Capital, piyasaların bu hafta özellikle dört başlığa odaklanacağını belirtiyor:

  • 19 Ağustos: FOMC toplantı tutanakları

  • ABD: Sanayi üretimi, kapasite kullanım oranı ve konut verileri

  • Euro Bölgesi: Enflasyon ve sanayi üretimi

  • Asya: Çin ve Japonya ekonomik verileri

FOMC tutanaklarında enerji fiyatlarının ikincil enflasyon etkileri, ücret baskıları ve yeni faiz artışı ihtimaline ilişkin güçlü mesajlar görülmesi halinde ABD tahvil faizleri ve doların yükselmesi; Nasdaq ve altının ise baskı altında kalması beklenebilir.

BIST açısından öne çıkan şirket gelişmeleri

A1 Capital’in model portföyünde AKFYE, ASELS, DOHOL, ENJSA, ENKAI, KRDMD, MGROS, THYAO, TOASO ve TUPRS yer alıyor. Model portföyün getirisi yüzde 43,64 olurken, BIST 100 getirisi yüzde 25,85 olarak veriliyor.

Şirket haberlerinde özellikle AHGAZ öne çıkıyor. Şirketin dolaylı bağlı ortaklığı Ahlatcı Altın İşletmeleri’nin Yozgat’taki bir maden sahası için hazırlanan raporda, yüksek güven düzeyindeki minimum modelde yaklaşık 420-450 bin ons, genişletilmiş maksimum modelde ise yaklaşık 654-927 bin ons altın içeriği öngörülüyor. Ancak bu rakamların henüz maden kaynağı veya rezerv olarak sınıflandırılamayacağı özellikle vurgulanıyor.

GARAN ise toplamda 2,64 milyar TL civarındaki takipteki kredi portföylerini beş ayrı işlemle toplam 555 milyon TL bedelle varlık yönetim şirketlerine sattı.

OYAKC tarafında ise TCC Group çatısı altında Türkiye, Avrupa ve Afrika’daki çimento faaliyetlerini bir araya getirmesi planlanan Cimpor International yapısının yurt dışı borsalarda işlem görmesine yönelik sürecin başlatılmasının planlandığı açıklandı. OYAK Çimento’nun Borsa İstanbul’daki mevcut işlem statüsünde veya Türkiye faaliyetlerinde değişiklik olmayacağı belirtildi.

17 Ağustos’ta piyasaların takip edeceği başlıca veriler arasında Çin sanayi üretimi, Japonya sanayi üretimi, Türkiye bütçe dengesi, ABD New York Empire State İmalat Endeksi ve NAHB Konut Piyasası Endeksi bulunuyor.

A1 Capital’in değerlendirmesinde piyasaların ana belirleyicileri Fed beklentilerindeki yumuşama, ECB’nin daha şahin görünümü, yüksek petrol fiyatları ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler olarak öne çıkıyor.

Türkiye’de ise zayıflayan ekonomik aktivite faiz indirimi için alan yaratırken, petrol ve enflasyon riskleri TCMB’nin hareket alanını sınırlıyor.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde petrol fiyatı ve merkez bankalarının vereceği mesajlar BIST, TL, tahvil ve değerli metaller açısından kritik olmaya devam edecek.

Küresel piyasalarda Fed–ECB ayrışması, Türkiye’de petrol ve enflasyon gündemi

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.