Dervişoğlu: SPK yönetimi derhal görevden alınmalı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında yaptığı konuşmada fon skandalına ilişkin gerçek sorumluların ortaya çıkarılması çağrısında bulundu. Dervişoğlu, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yönetiminin görevden alınmasını ve Meclis’te bütün partilerin eşit temsil edildiği bir araştırma komisyonu kurulmasını istedi.
Dervişoğlu: SPK yönetimi derhal görevden alınmalı

İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, 14 Ekim 2026’da TBMM'de düzenlenen grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fon skandalı, ekonomi, okul güvenliği, tarım politikaları ve dış politika başlıklarını ele alan Dervişoğlu, SPK yönetiminin görevden alınması ve fon skandalının araştırılması için Meclis’te komisyon kurulması çağrısı yaptı.

Fon skandalına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, yaşananların yalnızca vatandaşların kayıplarının nasıl karşılanacağı üzerinden ele alınmaması gerektiğini belirtti. Dervişoğlu, denetim sorumluluğunu yerine getirmeyenlerin ve olası usulsüzlüklere göz yumanların da ortaya çıkarılması gerektiğini savundu.

Dervişoğlu, “SPK yönetimi derhal, acilen görevden alınmalıdır” ifadelerini kullandı. TBMM’de bütün siyasi partilerin eşit biçimde temsil edildiği bir araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Dervişoğlu, fon sürecinde kimlerin kazanç sağladığının, kimlerin erken işlem yaptığının ve kimlerin bilgi aldığı ya da göz yumduğunun kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi.

Fon tasfiyesi ve vatandaşların zararlarının karşılanmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dervişoğlu, geri ödemelerde vatandaşların cebinden çıkan anapara ile enflasyon farkının esas alınması gerektiğini ifade etti. Haksız kazanç elde edenlere yönelik gönüllü iade yaklaşımını eleştiren Dervişoğlu, soruşturma ve denetim süreçlerinin etkin biçimde yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

Okullarda yaşanan şiddet olaylarına da değinen Dervişoğlu, yalnızca güvenlik önlemlerine ve olay sonrasında yürütülen soruşturmalara odaklanmanın yeterli olmayacağını belirtti.

Okul güvenliğinin eğitim, ekonomi, kentleşme, aile ve medya gibi farklı alanlarla bağlantılı olduğunu ifade eden Dervişoğlu, olaylar yaşanmadan önce riskleri tespit eden ve önleyen bir sistem kurulması gerektiğini söyledi.

Dervişoğlu, güçlü devlet anlayışının yalnızca olaylara müdahale etmekle sınırlı olmadığını belirterek denetim, kurumlar arası koordinasyon ve önleyici politikaların önemini vurguladı.

İYİ Parti tarafından 10-11 Ekim tarihlerinde Ankara’da düzenlenen “İYİ Gelecek İçin Emek Çalıştayı”na da değinen Dervişoğlu, farklı sendikaların ve çalışma hayatı temsilcilerinin bir araya geldiğini aktardı.

Çalıştayın temel sonuçlarından birinin üretilen değerin toplum kesimleri arasında nasıl paylaşıldığı olduğunu belirten Dervişoğlu, emeğin millî gelirden aldığı payın önceki dönemlerde yaklaşık yüzde 52 seviyesine ulaştığını, son büyüme verilerinde ise yüzde 38’e gerilediğini öne sürdü.

Dervişoğlu, çalıştayda ele alınan konuların TBMM’ye sunulacak kanun tekliflerine, bütçe değişikliği önerilerine ve siyasi çalışmalara yansıtılacağını ifade etti.

Tarım politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, zeytin başta olmak üzere çeşitli tarım ürünlerinin üretici fiyatlarındaki düşüşe dikkat çekti. Bazı zeytin türlerinde geçen yıl yaklaşık 50 lira olan fiyatların 17-18 liraya gerilediğini, yağlık zeytinde ise 10 liraya kadar düşen fiyatlardan söz edildiğini belirtti.

Üretim maliyetleri artarken üreticinin kazancının azaldığını savunan Dervişoğlu, tarımsal üretimde planlama yapılması ve çiftçilerin ekim öncesinde ürün fiyatları hakkında öngörü sahibi olması gerektiğini söyledi.

Dervişoğlu, çiftçinin üretiminin gerektiğinde devlet tarafından satın alınmasının güvence altına alınacağını, gübre, tohum ve mazot alımlarında avanslı çalışma imkânı sağlanacağını belirtti. Ziraat Bankasının da tarımsal üretimi destekleme işlevini güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerinde Suudi Arabistan ve Pakistan ile gündeme gelen savunma iş birliğini ele alan Dervişoğlu, Türkiye’nin olası askerî yükümlülüklerinin kapsamının ve hangi tehdide karşı güvenlik garantisi verileceğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.

Dervişoğlu, Türkiye’nin bu ülkelerle ticari ve diplomatik ilişkilerini geliştirmesine karşı olmadıklarını ancak ekonomik ilişkilerle başka devletlerin güvenlik yükümlülüklerini üstlenmenin farklı konular olduğunu belirtti.

Olası anlaşmanın TBMM tarafından değerlendirilmesi gerektiğini savunan Dervişoğlu, ortak tehdidin ve Türkiye’nin üstleneceği sorumlulukların açık biçimde ortaya konulması çağrısında bulundu.

Dervişoğlu, 2022’den bu yana Karadeniz’de Türk sahipli, Türk işletmeli veya Türkiye ile bağlantılı ticari gemilerin saldırılara hedef olduğunu belirterek Türk denizcilerinin güvenliğinin sağlanması gerektiğini ifade etti.

Dış politikada barış ve arabuluculuğun önemine değinen Dervişoğlu, bunun Türk vatandaşlarının can güvenliğinin ve Türk ticaretinin korunması konusundaki sorumlulukları ortadan kaldırmaması gerektiğini söyledi.

Konuşmasının sonunda devlet yönetiminde önleyici politikaların önemini vurgulayan Dervişoğlu, skandalların ardından düzenleme yapmak yerine sorunların ortaya çıkmasını önleyen, üretimi planlayan, çocukları koruyan ve vatandaşların haklarını gözeten bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Dervişoğlu, İYİ Parti olarak vatandaşların emeğini, üretimini, çocuklarını ve güvenliğini koruyan bir devlet anlayışını savunduklarını ifade etti.

Dervişoğlu: SPK yönetimi derhal görevden alınmalı

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.